Digital Foxy

Fotoğraf ve Görsel Sanatlar Günlüğü

Category Archives: DF Çalışmalar

Sanal Tur: Kibyra Antik Kenti

Burdur’un Gölhisar İlçesinde bulunan Kibyra Antik Kentini havadan ve karadan çektiğim panoramalar ile sanal tur projesi olarak tamamladım.

11895120_1721557048072352_1940305825380613745_o

Sanal Tura Giriş

Hava Panoramaları: Antalya

Havadan görüntüleme alanına girdiğimden beri yoğun bir tempoda çalışıyorum.

Bu bağlamda, Antalya’nın çeşitli noktalarında, havadan çektiğim görüntüleri 360 derece olarak web sayfam altında topluyorum.

kara

Sayfaya Giriş

Sanal Tur: Rodos & Santorini

Rodos & Santorini gezisinde yaptığım serimin içinde sanal turun güzel olacağını düşünerek kapsamlı bir çalışma hazırladım.

10 adet panoramadan oluşan sanal tur umarım hoşunuza gidecektir.

11125211_1691109521117105_990896388839148149_o
Sanal Tura Giriş

Sanal Tur: Balıkçı Barınağı

Sanal Tur çalışmalarıma “Antalya Barıkçı Barınağı” ile başladım.

11337010_1685864254974965_2357588642495312441_o
Sanal Tur Sayfası

Büyük Piksel: Santorini

  • Yer: Santorini Adası, Yunanistan
  • Birleştirme: 180 Kare
  • Büyüklük: 362 Megapiksel

RHODES

Yol Serisi – RhodeSantorini

“RHODESANTORINI”

www.digitalfoxy.com/rhodesantorini

01

Color of Sound @UpShot Bar – 1

Çok sevdiğim dostum Murat Aydın’ın (aka Daraske) sahne aldığı Up Shot Bar’da uzun zamandır gerçekleştirmek istediğimiz performansı başarı ile tamamladık. Tuvallere yaptığım sürreal çizimleri barkovizyona yansıtarak konuklara, müziğin yanında farklı bir sanat sunduk. image İşin en güzel yanı ise tablolara konukların bedelsizce sahip olmasıydı. İkincisi için tabiki kolları sıvadık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sanatla kalmaya devam 😉 MUU

PortreBankası Start Aldı!

Merhaba arkadaşlar,

Oldukça yoğun devam eden iş temposundan dolayı bloga yazma sıklığımın biraz azaldığının farkındayım. Fakat hem sosyal medyadan olsun hem de web sayfamdan, son çalışmalarımı ve gelişmeleri sizlere iletmeyi ihmal etmiyorum.

Evet!..

Gelelim PortreBankası projesine…

Az çok bildiğiniz gibi, fotoğraf adına üretimlerimi; proje olarak sunmaya gayret gösteriyorum. İşte PortreBankası‘da bunlardan birisi. Uzun zamandır aklımda olan “fotoğraf ve edebiyat” ikilisini bir araya getirme girişimi de diyebiliriz.

10980156_1650444011850323_7422737471012132115_o

Öncelikle, projeye bir kaç ay kafamda ve kağıt üzerinde çalıştım. Kuru kuruya portre çekmek yerine, karelerin hikayeler ile bağdaşması hedeflediğim içerikti. Bu yüzden fotoğraflarını çekeceğim kişileri iyi araştırmaya başladım. Ardından projenin yerel olarak Antalya’da bir farkındalık yaratabileceğini düşünerek, herkese açık bir hale gelmesine karar verdim.

Yani PortreBankası‘na siz de hikayeniz ve portreniz ile katkı sağlayabilirsiniz.

Projeyi kitaba dönüştürmek istediğimden dolayı süreyi uzun tutacağım. Ama bu arada kareler ve hikayeler projenin kendi sayfasında ve sosyal medyada yayınlanmaya devam edecek.

Kısacası bu sefer “insan”a odaklanmış durumdayım.

Gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğim.

Daha detaylı bilgi almak için tanıtım dökümanına göz atabilirsiniz: Info

Kalın sağlıcakla,
MUU

Olgunluk Çağı: SİYASE®T

“Öncelikle hiçbir siyasi kuruluşun veya isimin himayesi altında bulunmadığımı belirtmek isterim…”

SİYASE®T Projesi, Fotografik bir Siyaset Sanatıdır.

Beni ve tahminimce nüfusun büyük bir kısmını derinden etkileyen Gezi Parkı Olayları sonrası aklıma gelen bu proje, Gezi Süreci ile sınırlı kalmayıp ülke gündeminden hayatımıza bir şekilde dahil olan olayları da eleştiri çemberine alan bir fotoğraf hareketidir.

Dünya ülkelerinin aydınlanma çağını çoktan geçtiği bir dönemde, ağlanacak hallerimize biraz olsun tebessüm ile bakabilmeyi; bu proje ile amaçladığımı belirtmeliyim. Fotoğrafı her zaman bir iletişim aracı gördüğümden dolayı, SİYASE®T Projesini ince eleyip sık dokuduğumun altını da özellikle çizmek istiyorum.

İletişimin insan hayatındaki önemli bir özelliği olduğuna inandığım gerçeği de burada ortaya çıkıyor…

Gazete okumayan ve -ne yazık ki- kulaktan dolma bilgilere düşkün bir toplumun bireyi olarak bu konuya değinmeyi kendime bir görev bildim. Siyaseti günümüzde yönlendiren etkenlere göz attığımızda; kamusal araştırmalar, medya, reklamlar, kandırmacalar, tüketici seminerleri, afişler ve çıkar ilişkilerine rastlıyoruz. İşte bu noktada üvey evlat olarak bir köşede kalan “sanat” bir dirilme gösteriyor ve SİYASE®T olarak ortaya bir alternatifi ortaya çıkartıyor.

***

Projenin, düşünce-kurgu-uygulama aşamaları olarak bir senede tamamlandığını belirtmek istiyorum.

Aşina olduğum tekniklerden uzaklaşarak bu sefer stüdyo ortamında, profesyonel ışık teknikleri ile bu seriyi hazırlamaya karar verdim. Projenin bir diğer önemli özelliği ise tamamen gündelik nesneler ile oluşturulması. Bu yaklaşım böylelikle izleyiciye; siyasetin doğurduğu gündemi, yine kendi hayatının içindeki kavramlarla hatırlatma yolunu gösterebiliyor.

AFİŞ-A4

SİYASE®T‘ i sanat serüvenimdeki Olgunluk Çağının başlangıcı olarak görüyorum. Projeyi hazırlama sürecinde günlük uyku süremi üçbuçuk-dört saate düşürdüğüm günler oldukça fazladır.

Tüm serideki karikatürize edilmiş bu fotoğraflar bir araya gelerek, sosyopolitik durumlara bakabilmemizi sağlayan bir eleştiri zincirine dönüşüyor. Çalışmaların estetikten çok içerdiği güçlü mesajla fark edilmesi öncelikli amacım oldu.

09-SÇM SANDIĞIEser#09, Seçim Sandığımız Aslında…

Projenin ilk sergilenmesi 24 Mayıs günü Antalya’nın yeni sanat mekanı Yolboyu Sanat Galerisi‘nde gerçekleşti. Çok değerli isimlerin bir araya gelerek açtığı bu galerinin benim projem ile sanat hayatına başlaması beni oldukça onura eden bir durumdur.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

SONY DSC

Yeni projelerde tekrardan görüşmek dileğiyle.

Esen kalın.
MUU
Digital Foxy

***

SİYASE®T Basın Bülteni

M.Uğur Umay’ın dördüncü kişisel sergisi SİYASE(R)T, 24 Mayıs – 8 Haziran tarihleri arasında Antalya’nın yeni sanat mekânlarından Yolboyu Sanat Galerisinde sanatseverler ile buluşuyor.

Geçtiğimiz yıl beş farklı merkezde sergilediği “Reanimasyon” isimli dijital sanat projesi ile kentsel dönüşüm ve çarpık kentleşme konularına dikkat çeken Umay, bu sefer çalışmalarını stüdyo ortamında, birbirinden farklı ışık yöntemleri ile sunuyor. Projenin, düşünce-tasarım-kurgu aşamasından bitimine kadar bir yıl gibi bir sürede tamamlandığını belirten sanatçı, ele aldığı içeriği siyasetin çeperleri etrafında inceliyor.

Siyasetin himayesi altında yıllar boyunca zor şartlara maruz kalan sanatın, bu sefer siyaseti malzeme olarak kullanması ve Türkiye gündeminden belli başlı olguları mizahi tavırlarla görselleştirmesi aynı zamanda sosyopolitik durumlara da bir bakış açısı sağlıyor. Birbirinden farklı kurgulara sahip kareler, “Fotografik Siyaset Sanatı” adı altında bir eleştiri zinciri oluşturarak, izleyiciyi fotoğraf sanatının farklı bir boyutu ile baş başa bırakıyor.

Umay projenin yaratım sürecine dair şunları söylüyor:
“SİYASE(R)T Projesi, Gezi Parkı olayları sonrasında aklıma gelen bir fikirdi. Fakat o dönemde projeyi tamamlayacak kadar vakit ve fırsat bulamamıştım. Projeyi rafa kaldırmak yerine, yazılı olarak geliştirmeye karar verdim. Aradan geçen zaman içerisinde Gezi Parkı olaylarının yanı sıra, gündeme düşen diğer konular da projeyi besledi. Tüm fikirlerin bulunduğu defterimi görselleştirmeye başlamadan önce, mizahi ve düşündürücü kurgular yapmaya karar verdim. Estetikten çok içeriğe ve çalışmaların vereceği mesajlara yoğunlaşmaya çalıştım. Yıllardır aşina olduğum doğal ışık yerine bu sefer, stüdyo ışıklarının etkili sonuçlarını tercih ettim.”

Adres:
Yolboyu Sanat Galerisi, Antalya
Haşim İşcan Mahallesi, Arık Caddesi Üzeri
(Antalya Lisesi Arkası, Hande Antika Yanı)

Hiper Simetrik Kolaj Denemelerinde İlk Ürün: “Dreamstanbul”

Kent konularını kafaya takmış bir fotoğrafçı olarak bu alanı derinlemesine incelemeye devam ediyorum.

Kentsel Dönüşüm (saçmalıkları), Peşkeş Çekilen Arsalar, 2B Süreçleri, Kooperatiflerin Yarım Yamalak İcraatleri, Bitmeyen Konut Projeleri gibi konular bir yana tarihi yapılar, ve tarihi yapı kategorisine girmesine ramak kalmış “yapılar”  kentsel dönüşümlerden nasibini aladursun; bunların hepsi bir sanatçı yaklaşımı sergilemek adına benim için birer eleştirel ve üzücü malzeme olmayı sürdürmekte.

***

Fotoğraf çekmek benim için farklı bir konuyu ifade ediyor.

“Belgeleme” anlamında fotoğrafı oldukça sevdiğim doğrudur. Duyguyu ve sezgiyi istenilen yere aktarmak için en ideal seçim olduğu konusunda sanırım tartışmaya gerek bile yok.

Her neyse…

Zamanın analog döneminden camiaya giren bir çömez olarak; sonuna kadar güzel bir şekilde doyum almayı amaçlayan kişilik yapım; bu alanda da baskın oldu elbette.. Karanlık odada yapılan banyoların zevkinden, dijital ortamın düş dünyasına uzanan heyecan verici bir süreçten bahsediyorum.

Fotoğraf çekmek gerçekten keyifli.. Ama “fotoğraf yapmak”, tarifi olmayan bir güzellik.

***

“Kent” ile alakalı başlamıştık konumuza. Devam edelim..

Bu seferki çalışma 2 günlük bir mesainin ürünü olarak çıktı.

Kolaj tekniğini sosyal bir konu ile bir araya getirme çabam “Dreamstanbul” ismi ile karşınızda:

DREAMSTANBUL

“Dreamstanbul” İstanbul üzerinden hareket eden bir eleştiri ürünü. Çalışmanın teknik detayları ile ilgili sizi biraz bilgilendirmek istiyorum.

01

Çalışmanın ilk göze çarpan özelliği “simetrik” bir birleştirmeye sahip olması. Simetri konusu son dönem çalışmalarımda kullandığım bir mesaj aslında. “Umut” kavramını çalışmalarıma yerleştirmekte bana yardımcı oluyor. Bu çalışma da çaresizlik karşısında sahneye “umutla bakma” özelliği taşıyor..

02

Çalışmayı oluşturan fotoğraflar İstanbul’da çekilmiş, sıradan, kavram ve kadraj endişesi taşımayan, sanatsal hiçbir niteliği olmayan kareler. Hiçbiri bu çalışmayı oluşturmak için de çekilmedi. Sadece depolanıp, bir sanat çalışmasına dahil olmak için kaydedilmişti.

03

Çekilip depolanmış olan bu yapı fotoğraflarını ilk önce güçlendirip, biraz daha temiz hale getirdim.

Photoshop’taki çalışma sayfamda, yüksek bir DPI oranında birleştirmelere ve düzenlemelere başladım.

04

Çalışmanın en alt kısmından küçük boyutlardan yukarı doğru ilerleyen bir karmaşa kurguladım.

Yapılar arası geçişleri ve birleşmeleri, sürüklenme ve kayma efekti ile vurgulamaya çalıştım.

 05

Tam kare olarak yaptığım çalışmada en üst kısımda artık bir “soyutlaşma” söz konusu. Bu durum en “eleştirel” kısım olsa gerek. Çarpık kentleşmeye ve onunda mücadele -edememe- sürecine bir bakış açısı diyebilirim buna.

06

“Gökdelen” olayına burada da rastlıyorsunuz. Fotografik malzeme olması dışında hiçbir cezbediciliği olmadığını düşündüğüm bu yapısal kaos, dijital teknolojinin elime geçen özellikleri ile artık fotoğraf olmaktan çıktı.

***

“Dreamstanbul” yeni bir serinin doğuşu olabilir mi şu anda bilemiyorum (yoğun çalışma programımdan dolayı) ama “Hiper Simetrik Kolaj” denemelerimden bir kaç tane daha göreceğiniz kesin.

Not: Çalışma 200cm x 200cm / 150 DPI olarak tasarlandı.

Sağlıcakla kalmaya devam edin.
MUU

panoROMAISTANBUL

Bugüne kadar fotoğrafladığım şehirler arasında beni en çok etkileyen iki şehir: “Roma ve İstanbul”

Yedi tepe üzerine kurulmuş bu iki şehir, kültürel miras olarak oldukça birbirine benzemektedir. Tarihsel süreçte Bizans İmparatorluğu çatısı altında buluşmuş olmaları; ortak miraslarına dikkat yoğunlaşmasını sağlayan en büyük etkendir.

Dünyanın her köşesinde olduğu gibi bu iki şehirde de “kentsel dönüşüm” süreçleri boy göstermiş durumda. İstanbul’a nazaran Roma’nın bu durum karşısında başarılı olduğu gözden kaçmıyor. Bir yanda tarihi mirasını büyük bir titizlikle koruyan İtalya başkenti, diğer tarafta ise hava kirliliği, çarpık kentleşme, trafik ve işsizlik gibi sorunlarla boğuşan bir metropol…

Şimdi bu iki kentin bir araya gelmesine, farklı zaman dilimlerinde çekmiş olduğum büyük boyutlu “panorama” fotoğraflar yardımcı oluyor. Çalışmalardaki altlı üstlü yarım kalmışlıklar; boyut değiştiren düşüncelerin, gözlemlerin, bir diğerinden ötekine aktarılmasında rol alıyor. Seride sade olandan uzaklaşıp karmaşık olana yoğunlaşmam; gözlemlerimin tedirgin bir anlatımı olarak değerlendirilebilir.

M.Uğur Umay / DF

1267606_199023106950827_1801944069_o

***

1404537_199028903616914_243317228_o

***

1462568_199028906950247_1078762287_o

***

1421319_199028933616911_1403249926_o

***

1403717_199028910283580_521918422_o

***

1462648_199028940283577_65034552_o

Yol Serisi – Gökyüzüne Başkaldırış

GÖKYÜZÜNE BAŞKALDIRIŞ

“REBELLION TO SKY”

www.digitalfoxy.com/rebellion

REBELLION

Çalış Tepesine Tırmanış

İçinde bir aksiyon ve heyecan olduktan sonra fotoğraf çekmek benim için inanılmaz keyifli bir hale dönüşüyor. Bugüne kadar başımdan sayısız olay geçti. Isparta’da gece pozlaması sonrası köpekler tarafından kovalanmam, Van’da çekim yaptığım köyde kaçakçıları haber yapmak isteyen bir haberci sanılmam, Amasra’da bir anda çıkan fırtına sonrası çıktığım -deniz feneri bulunan- tepede mahsur kalmam gibi başlıklar şimdilik aklıma gelenler. Tabiki fotoğraf çekmek adına hayatınızı riske atmaya değer mi değmez mi; bu üretmek istediğiniz işin niteliği ile alakalı. Bir savaş foto-muhabiriyseniz veya her konuya odaklanan bir foto-muhabirseniz ister istemez “her an tehlikeye atılan” bir hayatınız oluyor… Bu durum manzara fotoğrafçıları için de geçerli. Sadece tehlikenin konusu “doğa” oluyor. Dikkat etmek gerekli!

***

Bu pazar gününü uzun zamandır fotoğraf çekmek için çıktığım Kemer ve Kiriş arasına bulunan Çalış Tepesine adadım.. Konum olarak bana hitap eden bir yerdi. Yaklaşık 1 yıldır düşündüğüm bu yer, havaların -nem oranı olarak- yumuşamasını beklediğim bir dönemime denk geldi. Ayrıca Çalış Tepesine tırmanış, içinde ciddi bir doğa yürüyüşü barındırıyordu. Güzel ve hafif bir aksiyon olacaktı bu.

Yola koyuldum ve öncelikle Kemer’e vardım. Kemer’de bir taksiye binip “Çalış tepesine çıkacağım” dediğiniz zaman sizi ilgili noktaya bırakıyor olsa da (Kemer’in taksi ücretleri inanılmaz pahalı) yürüyerek 20 dakikada da bunu gerçekleştirebilirsiniz.

PhotoGrid_1381755016064

Baştan belirtmeliyim bu yorucu bir yol! Yaklaşık 45 dakika sürekli tırmanışta oluyorsunuz. Ama kondisyon olarak kendinize güveniyorsanız sorun yok.

Tırmanış esnasında yanınızda su ve midenizi tıkamayacak ufak atıştırmalıklar bulunması mantıklı olacaktır.

PhotoGrid_1381755117592

Tırmanış yolu toprak. Motor ile çıkılabilir ama arabaların çıkması zor. Zaten belirli yerlerde yola büyük kayaların düşmüş olması bunu mümkün kılmaz.

Mola verip dinlenip Kiriş manzarasını izlemek keyifli gibi olsa da, asıl manzara tırmanışın sonunda karşınıza çıkıyor.

1378585_1419504711610922_1965947876_n

PhotoGrid_1381755198936

Tepeye vardığınızda soluklanmayı unutup manzaraya kendinizi teslim ediyorsunuz.

Meteoroloji Kulesi, Baz İstasyon Kulesi, Telsiz Kulesi ve Bayrak Direği karşınıza çıkıyor. Meteoroloji Kulesinin görevlilerinin kaldığını düşündüğüm bir ev de tepede yer alıyor.

Tepeye esas olarak çıkma amacım dev bir Kemer panoraması yapmaktı. Güneşin batışından sonra yaptığım deneme çekimlerinde havanın halen çok nemli olduğunu gördüm. Kareler istediğim netlikte olmayınca bu amacımdan vazgeçip geniş açı ile bir panorama yapmakla yetindim.

Stitched Panorama

Gün batımı esnasında ters ışığa düşen Beydağları ise hoşuma giden bir panorama daha yapmama olanak tanıdı.

Stitched Panorama

Kış aylarında nemli havanın iyice kırılmasını fırsat bilerek, tekrar Çalış Tepesine çıkıp dev panorama projesini gerçekleştireceğim.

Şimdilik bu kadar.

Kurban Bayramınızı kutlar, esenlikler dilerim.
Görüşmek dileğiyle.
MUU

Yeni Proje: Sansür (Censorship)

Sevgili dostlar,

Artık hayatımızı daha ilkel bir hale sokan “sansür” kavramına, eleştirel olarak bir dijital sanat projesi ile bakmaya karar verdim.

00

“Sansür” adını verdiğim projeye ait derleme ve düzenlemelere aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz:

www.digitalfoxy.com/sansur

Burnumun Dibindeki Fotografik Güzellikler

Yanında sürekli fotoğraf makinesi ile gezen birisi olmadığımı, çevremdeki -fotoğraf ile ilgili- yakın arkadaşlarım az çok bilirler..
Maalesef bir proje adamıyım! Belki de bu yüzden kaçırdığım yüzlerce güzel an var.

Binlerce mi deseydik acaba?

Lakin toplamda 25 kilo civarında seyreden ekipman dolu fotoğraf çantamı her zaman taşımaya kalksam; sanırım boyun ve bel fıtığı hastası kategorisine bir artı sağlamış olurdum.

***

Her neyse…

Geçtiğimiz pazar günü (12.05) Anneler Günü münasebeti ile katılmış olduğum kahvaltı organizasyonundan eve dönerken havanın “bol bulutlu” durumu ilgimi çekti. Evimin çok yakınlarında bulunan Boğaçayı Köprüsü üzerinden, bulutların cirit attığı dağlara doğru yapılacak bir panoramanın sonucu merak ederken ufak tip fotoğraf çantama geniş açı, tele-zoom ve gövdeyi koymuştum bile.

Stitched Panorama

Çekim aşaması ve post-prodüksiyon aşaması sonunda bu kare bana gerçekten de “Burnumun Dibindeki Fotografik Güzelliği” gösterdi.

Hızımı kesmeden tele-zoom ile karşıdaki dağların 7 kare yatay panoraması için çekimleri gerçekleştirdim ve onun da post-pordüksiyon aşaması bittikten sonra, beni memnun etmişti.

Stitched Panorama

Bulutların bolluğundan dolayı biraz bulut fotoğrafı stoklarken tesadüfen kadrajda farkettiğim bir anı fotoğraflamadan edemedim. Boğaçayı Köprüsü’nün sahil tarafındaki yol üzerinde yakaladığım bu sahne de beni memnun edenler listesindeki yerini aldı.

SONY DSC

Fotoğraf çekimine bisiklet ile çıktığım için, alanımı geniş tutarak Sarısu tarafına kadar gittim. Yeni üreteceğim bir seri için lazım olan gemi fotoğraflarının bir kısmını elde etme şansım oldu. (Burada şimdilik yayınlamıyorum)

Sarısu’ya giderken uzun zamandır ihmal ettiğim Tünektepe çekimini yaptım ve fantastik bir düzenleme ile neticelendirdim.

Stitched Panorama

“Burnumun Dibindeki Fotoğrafik Güzellikler”, güzel günümün özel bir parçası oldu diyebilirim.

Esen kalmanızı dilerim,
MUU

Malt Konser

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin artık her sene gelenekselleştirdiği Antalya Gençlik Festivalinin dördüncüsünde büyük bir hayranı olduğum Malt Grubunun sahne alacağını duyar duymaz soluğu makinemle birlikte konser alanında aldım.

Siyah-beyaz olarak kolleksiyon yaptığım “Magic Scene” (Sihirli Sahne) serisindeki en nadide fotoğraflar oldu diyebilirim.

Grubun solisti Cenk Durmazel’in nefes kesici performansı, harika sesi ve yazdığı enfes şarkıları ile ortalığı aleve verdiğini belirtmeliyim. Gitarist Barış Ertunç’da ona keza soloları ve sahneye hakimiyeti ile göz dolduruyordu.

Davulcu Mehmet Demirdelen sahnede çok gerilerde bir noktada kaldığı için çekim açıma giremedi maalesef. Bas gitarist Cenk Turanlı’nın ise çok hareketli olması, kendisinin fotoğrafını çekememe sebebimdi.

SONY DSC

Sevgilerimle,
MUU

Yol Serisi – Constantinople Değil!

CONSTANTINOPLE DEĞİL!

“NOT CONSTANTINOPLE!”

www.digitalfoxy.com/not

00

Büyük Piksel: Alanya

  • Yer: Alanya Marina
  • Birleştirme: 207 Kare
  • Büyüklük: 633 Megapiksel

05

www.digitalfoxy.com/alanya

Büyük Piksel: İstanbul Boğazı

  • Yer: Cankurtaran Sahili, İstanbul
  • Birleştirme: 175 Kare
  • Büyüklük: 429 Megapiksel

04

www.digitalfoxy.com/bosphorus 

Ahırkapı Roman Mahallesi

Nisan ayında Reanimasyon sergisinin Hera Cafe&Galeri ayağını sonlandırmak üzere birkaç günlüğüne bulunduğum İstanbul’da, objektifimi Ahırkapı Roman Mahallesine çevirdim. Önceden fotoğrafladığım Balat’ın ardından programımda olan Ahırkapı, bu sefer sokak fotoğraflarından çok portre anlamında güzel işler üretmemi sağladı. Yalnız hepsi çocuk portreleri oldu. Çünkü semti ziyaret ettiğim saatlerde Roman Mahallesinde bir tek çocuklar top oynuyordu. Bu yüzden ricamı kırmayıp oyunlarını yarıda kesip objektifimin karşısına geçtiler.

SONY DSC

 SONY DSC

SONY DSC

SONY DSC

SONY DSC

Mahalledeki çocuklardan Halil ve Muhammed Çağrı bana oldukça yardımcı oldu.

SONY DSC

Çocukların portreleri dışında civarda birkaç panorama üretme şansı elde ettim.

Stitched Panorama

Stitched Panorama

Ahırkapı’daki bu verimli gün, yol çalışmalarım arasında yer alan Not Constantinople! isimli seriye dahil olarak tamamlayıcı görevini de yerine getirmiş oldu.

Esen kalın,
MUU